Dijital Kameralar

SİNEMA TV

TV KLİPLERİ

HABERPOST

SPOR

TEKNOLOJİ

ERGUNBEY

BİLGİ TV



.

T
E
K
N
O
M
A
T

.



Velform Sauna Belt - Pratik Sauna

« Önceki | Sonraki »

5/1/2008

Düşünce okuyan cihaz

 ABD'li bilimadamları, düşünceleri okuyabilen bir cihaz geliştirdiklerini açıkladı.
      ABD'de bulunan Carnegie Mellon Üniversitesi'nde görevli uzmanların geliştirdikleri cihaz, insanların farklı şeyler hakkında düşündüklerinde beyinlerinin farklı bölgelerinin harekete geçmesi ve bu hareketlerin gelişmiş bir MR tarayıcısıyla tespit edilmesi prensibiyle çalışıyor.
    
 Cihazın üretilmesi sürecinde 10 farklı resmin deneklere gösterildiğini ve bu resimlerin deneklerin beyninlerinde yarattığı tepkilerin bir bilgisayar programı yoluyla kaydedildiğini belirten uzmanlar, daha sonra bu 10 resimden birisini düşünmesi istenen herhangi bir kişinin hangi resmi düşündüğünün bu program yardımıyla anlaşılabildiğini aktardı.
    
Farklı kişilerin aynı şeyleri düşündüğünde beyinlerinin benzer tepkileri gösterdiğini kaydeden uzmanlar cihaz sayesinde resimler arasında yer alan bir çekicin "biçimi" ya da "kullanımı" gibi birbirine çok yakın düşüncelerin bile ayırtedilebildiğini vurguladı.
    
 Cihazın şu anda sadece 10 resim ile ilgili düşünceleri tanıyabilmesine rağmen "çığır açıcı" nitelikte olduğunu kaydeden uzmanlar, yakın bir zamanda kelimeleri ve duyguları okuyabilecek daha gelişmiş bir cihazı geliştireceklerine emin olduklarını söylediler.
      Uzmanlar cihazın, çevrelerini farklı bir şekilde algılayan otistiklerin beyin yapısını keşfetmekte ve tedavi etmekte de kullanılabileceğine dikkat çektiler.

14/12/2007

Compex Uluslararası Bilgisayar fuarı başladı

Bu yıl 32'nci kez düzenlenen fuar 16 Aralık 2007 akşamına kadar devam edecek.

Türkiye’nin en etkili fuarları arasında yer alan ve ülke ekonomisine kazandırdıklarıyla kendine haklı bir yer edinen COMPEX Uluslararası Bilgisayar Fuarı bu yıl 32’nci kez 13-16 Aralık 2007 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Fuar Merkezi’nde düzenleniyor.

Lütfi Kırdar Fuar Merkezinde bu yıl 32. kez gerçekleştirilen fuarın açılışında konuşan Intel Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Tolgar Elverici,f uarın teknoloji ve oyun tutkunlarının bir araya geldiği önemli bir platform haline geldiğini belirterek, ziyaretçilerin fuar süresince firmaların yeni ürünlerini görme şansı elde edeceklerini söyledi.

Fuarda Intel'in de bir oyun turnuvası ile yer aldığını ifade eden Elverici, oyun tutkunlarının 1500 metre karelik alanda kurulan oyun alanında yarıştıklarını kaydetti.

Türk Telekom Pazarlama Direktörü Erem Demircan de fuarın Türk Telekom için önemine değinerek, Türk Telekom'un son teknolojilerini bu fuarda sergileyeceğini söyledi.

Media Markt Türkiye Genel Müdürü Mustafa Altındağ ise Türkiye'ye yeni giren bir marka olarak fuarda olmanın kendileri için önem taşıdığının altını çizdi.

Konuşmaların ardından fuar Türk Telekom Genel Müdürü Paul Doany, Media Markt Türkiye Genel Müdürü Mustafa Altındağ, Intel Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Tolgar Elvereci tarafından açıldı.

Türk Telekom ana sponsorluğunda düzenlenecek fuarda 300’ü aşkın yerli ve yabancı firma en son teknolojilerini sergileyecekler.

Tüm bilgisayar ve teknoloji tutkunlarının merakla beklediği GAMEX ise, bu sene de fuarın en iddaalı etkinliklerinden biri.
(CnnTürk)

15/7/2007

Reklam arası spor yap formda kal

İşleriniz yoğunluğundan, spor yapamıyorsanız bir de 'reklam arası egzersizlerini' deneyin.

Yoğun iş temposu nedeniyle spor yapamamaktan yakınanlara uzmanlar 'reklam arası egzersizleri'ni öneriyor. Kol, kalça ve basenler için geliştirilen bu egzersizler sayesinde televizyon izlerken bile vücudunuz forma girebilir. Yüzünüz kanepeye dönük olarak ayakta durun ve ellerinizi kanepeye koymak için eğilin. Bir bacağınızı arkaya doğru kaldırın ve yavaşça indirin. Kalçayı kuvvetlendirmeye yardımcı olan bu hareketi her iki bacağınız için iki kez tekrar edin. Başka bir hareket ise dolgun ve sarkan kolları sıkılaştırmak için. Bu egzersizde ellerinizi yanınıza koyun ve eliniz ile ayaklarınızdan güç alarak kalçanızı kaldırın. Eğer kendinizi güçlü hissederseniz bacaklarınızı öne doğru da uzatabilirsiniz. Sabah

10/7/2007

"Aşkımız boyumuzdan büyük"


Mersin'de boyları 110 ve 121 santimetre olan çift, 12 yıl önce nikah masasında verdikleri “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta...” sözünü yaşamın getirdiği güçlüklere rağmen tutuyorlar.


Yakınları aracılığıyla görücü usulüyle hayatlarını birleştirmeye karar veren 110 santimetre boyundaki Mehmet (43) ile 121 santimetre boyundaki Nursel Aşanbuğa (47), birbirlerini çok sevdiklerini belirterek, sevgilerini “Aşkımız boylarımızdan büyük” ifadesiyle tanımlıyorlar.

Her sabah evden birlikte çıkıp, tanışmalarına yol açan oto tamircisi Hüseyin Gökçay'ın iş yerinin bir bölümüne kurdukları çay ocağında geçimlerini sürdürdüklerini belirten çift, günlük ortalama 7-8 YTL kazandıklarını ifade ediyorlar.

LAVABOYA MERDİVEN

Çevreden gelen maddi destekler sayesinde hayatlarını kolaylaştırmaya çalışan çiftin evleri ise kendilerine göre dizayn edilmiş durumda.

Mutfak işlerini yaparken zorlandığını ifade eden Nursel Aşanbuğa, bu zorlukları aşabilmek için tezgaha 3 basamaklı merdiven yaptırdıklarını söyledi.

Merdiven sayesinde tezgahta rahat bir şekilde çalışabildiğini belirten Aşanbuğa, “Hayatın tüm zorluklarına eşimle birlikte göğüs geriyorum. İlk başlarda evlenmeyi istememiştim, ancak yakınlarımın ısrarı üzerine karar verdim. İkimizin de maddi durumu iyi değildi. Ama çevrenin yardımlarıyla evimizi kurduk. O günden beri bir an bile olsun yanımdan ayrılmak istemediğim eşimle hayatımı sürdürüyorum. O adeta benim hayatımdaki tek tutanağım. Bir de bronşit ve astım hastalığını tedavi ettirirsek, dünyanın en mutlu insanı olacağım” diye konuştu.

Yaklaşık 8 yıl önce aldığı bisikletiyle ulaşımını sağlayan Mehmet Aşanbuğa ise eşinden bir an olsun ayrılmak istemediğini belirtti. “Eşim nereye ben oraya” diyen Aşanbuğa, yaşadıkları imkansızlıklara rağmen hayata eşi ile birlikte tutunduğunu söyledi.

ÇOCUK İSTEMİYORLAR

Nursel Aşanbuğa, önceki yıllarda çocuk sahibi olabilmek için hastaneye başvurduklarında, 150 santimetreden kısa boylu kadınların hamileliğinin riskli olmasından dolayı bu isteklerinden vazgeçtiklerini söyledi.

Yapılan incelemelerde doktorların kendisine hamile kalması halinde sürekli olarak evde dinlenmeye çekilmesi gerektiğini söylediklerini ifade eden Aşanbuğa, şunları kaydetti:

“Zaten bütün gün eşimle birlikte çalışırsak zorla geçiniyoruz. Bir de benim evde kalmam eşimin yükünü çok artıracaktı. Ayrıca evde benim bakımımla üstelenecek biri olmaması nedeniyle dinlenmem neredeyse imkansız. Biz de bu koşulları göz önünde bulundurarak, çocuk isteğimizden vazgeçtik.”

10/7/2007

Evlilikte sorunlar ve çözümleri...


Sorunlu çiftlerin birlikte çift olarak başvurmaları mı yoksa bireysel başvuruları mı daha uygun olur?

Çiftlerin problemlerinin çözülmesi daha sonra bireylerdeki problemlerin çözümüne de yol açacaktır. Sorun çoğu zaman tek tarafın hatasına bağlanmayacak kadar karmaşıktır.

Sorun çoğu zaman tek tarafın hatasına bağlanmayacak kadar karmaşıktır.

Eşlerden birinin hatasıyla başlayan süreç karşılıklı hataların yapılmasıyla ve hatalı bir davranışın bir diğer hatalı davranışa veya tutuma yol açmasıyla ilerler. Çözümünde karşılıklı çabalarla oluşturulması gerekir. Ancak eşlerden biri profesyonel yardım almayı reddediyorsa, ki bu durum ülkemizde çoğunlukla 'sorun sende, sen git' şeklinde yaşanır, o zaman eşler mevcut sorunun yüklediği stresle daha doğru bir şekilde mücadele etmek için bireysel olarak profesyonel yardım alabilirler.

Ancak unutulmamalıdır ki, eşlerden birinin açıkça daha çok hatalı olduğunun görüldüğü durumlarda bile örneğin aşırı alkol aldığı zamanlarda davranışları kontrol etme güçlüğü çeken bir eş olabilir bu, yine her iki eşin de katkısı gerekir.
'Benim sorunum yok, sen git' diyen eşlerin sorunlu bir eşe sahip olmanın da psikiyatrik yardım almayı gerektiren bir sorun olduğunu unutmamaları gerekir. Hatta daha ötesi, sorunlu bir eşi olduğunu düşünen bir eşe sahip olmak da bir sorundur.
Diğer yandan bir çok zaman sorun eşlerden birinde olmaktan çok, eşler arasındaki ilişki biçimindedir. ilişki biçimi değiştirildiğinde sorun ortadan kalkar veya en az düzeye iner.

Evlilik sorunlarının niteliği nedir, ya da sıklıkla görülenler nelerdir?
Sorunlar elbette çok çeşitli fakat iletişimsizlik, iletişim eksikliği ve iletişim hataları oldukça önemli. Yapılan araştırmalar farklı cinslerin iletişim kurma tarzlarının da farklı olduğunu göstermektedir. Eşinizi eleştirmek veya hayal kırıklığı yaşamak yerine eşinizle nasıl iletişim kurduğunuzu ve nasıl kurmak gerektiğini öğrenebilirsiniz. Ve böylece karşınızdakinin söylediklerinizi anlamasını sağlayabilirsiniz.
Siz ve eşiniz aynı sözcükleri kullanıyor olsanız bile çoğu kez kendinizi farklı bir dil konuşuyormuş gibi hissedersiniz. Herkes, eşini kendi konuştuğu dilin doğru olduğu varsayımına dayanarak yargılar: 'Yine neden konuşmuyorsun' diyen kadına kocası ' Ne oldu yine konuşmaya başladın' diyebilir.

Evlilik terapisi ve aile terapisi aynı şey midir?
Evlilik terapisi, evlilikle ilgili sorunların çözümüne yöneliktir ve eşlerle yapılır. 'Aile Terapisi' kavramı biraz daha geniş kapsamlıdır; bireysel terapi görenlerin iyileşmelerinde aile yapısının öneminin farkedilmesiyle ortaya çıkan bir psikoterapi şeklidir. Yeniden sorunlu aile ortamına dönen psikiyatrik hastalardaki kötüleşmenin, onları izleyen profesyoneller tarafından gözlenmesi ile aile terapisi yıllar içinde yapılandı ve gelişti.

Aile terapisi başta çocukluk ve ergenlik çağı sorunları, uyum bozuklukları, depresyon, yeme bozuklukları, alkol - madde bağımlılıkları ve şizofrenide olmak üzere geniş bir yelpazedeki psikiyatrik hastalara uygulanmaktadır. Çünkü bu hastalıklar ailedeki ve aile dinamiklerindeki dengeyi bozmaktadır.

Çiftlere öneriler
· Birbirinizle düzenli olarak konuşmayı alışkanlık haline getirin. Bunun için mümkünse bir periyod ve zaman belirleyin.

· Aşağıdakilere benzer soruları birbirinize ve kendinize sormaktan çekinmeyin:

· Benim yaptığım bazı şeyler seni rahatsız ediyor mu?

· Kendimiz ve birbirimiz için daha fazla neler yapabiliriz?

· Birlikte en son ne zaman gülüp eğlendik?

· Farklılıklarımızı birbirimizi rahatsız etmeden nasıl yaşayabiliriz?

· Bir konuda tartışmak zorunda kalırsanız sadece o anki sorunu ele alın, geçmiş dosyaları açmayın.

· Tartışma sırasında 'Sen hep, sen her zaman, sen hiç' gibi cümleler kullanmayın. Bu sorunu genelleştirir ve çözümü güçleştirir.

· Davranışı veya tutumu eleştiren, kişiye ve kişiliğe yönelik eleştirilerden kaçının.

· Gerektiğinde bir uzmana başvurarak profesyonel yardım almaktan çekinmeyin.

10/7/2007

Bembeyaz dişler için...


Dişlerinizin daha beyaz görünmesini ve güvenle gülümsemeyi istemez misiniz? Sararan dişlerinizden şikayetçiyseniz, diş beyazlatma yöntemi ile bu soruna çözüm bulmak çok kolay...

Bembeyaz dişlere sahip olmak için uygulanan diş beyazlatma işlemi (bleaching) özellikle son zamanlarda pek çok kişinn tercihi. Konu hakkındaki bilgileri Diş Hekimi Metin Ağca veriyor. Diş beyazlatma işlemi iki şekilde yapılabiliyor. Bunlardan birincisi ofis tipi beyazlatma diğeri ise ev tipi beyazlatma...

İşlem nasıl yapılıyor?
Beyazlatma işlemi öncesinde dişlerde mevcut olan dış renklenme ve diştaşlarının uzaklaştırılması amacıyla diş temizliği yapılır. Diş temizliğini takiben dişetlerine beyazlatma ajanının yumuşak dokuda meydana getirdiği yan etkilerin önüne geçmek için koruyucu tabaka uygulanır ve ışık kaynağı kullanılarak sertleştirilir. Sonrasında beyazlatma ajanı dişler üzerine sürülür ve dişler sırasıyla halojen ışık kaynağına tabi tutulur. Bu işlem 30 dakikada tamamlanır. Ofis tipi beyazlatma tek seansta bitmesi nedeniyle ev tipi beyazlatmaya göre avantajlıdır, ancak bu şekilde dişlerin sadece görünen yüzlerini beyazlatılabilmektedir.

Ev tipi beyazlatma
Ev tipi beyazlatma, kişinin hekimin talimatları doğrultusunda evde kendisinin uyguladığı beyazlatma yöntemidir. Bu işlem öncesinde de hastaya diş temizliği yapılır. Daha sonra hastadan ölçü alınarak şahsi apareyler hazırlanır. Bu apareyler ve beyazlatma ajanı hastaya verilir ve nasıl kullanılacağı anlatılır. Hasta aparey içine beyazlatma ajanını sıkarak ortalama 3- 4 gün süreyle günde en az 4 saat olmak koşuluyla takar. 4 gün sonunda hasta kontrole çağrılarak diş rengindeki açılma renk skalası yardımıyla saptanır. Ev tipi beyazlatmanın avantajı ağızdaki bütün dişlerin bütün yüzeylerinin beyazlatılabilmesidir. Ancak bir seanstan fazla sürmesi de dezavantajlarındadır.

Her iki beyazlatma yönteminin de dişe herhangi bir zararı yoktur. Çünkü bu işlemde kullanılan maddeler dişten doku kaldırmaz. Ancak 13 yaş altındakilere ve bireylerde ve hamilelerde beyazlatma uygulanmaması tavsiye edilir.

10/7/2007

Petek Dinçöz'ünde bebeği var...

'Dekor çocuk' polemiğine Petek Dinçöz de katıldı. Sivri dilli şarkıcı Demet Akalın, bir süre önce, 'Bazıları sırf dekor olsun diye çocuk doğurup, poz veriyor' diyerek müthiş bir kavga başlatmıştı. Tabii gözler en son anne olan Gülben Ergen'e çevrilmişti.

'POZ VERECEĞİM'
Gülben'in Atlas Bebek ile çıkan görüntüleri de bu tartışmanın tuzu biberi olmuştu. Tartışmaya şimdi Petek de katıldı. Genç assolist, 'Ben de kendime bir tane lahana bebek aldım. Artık onunla dolaşıp, poz vereceğim' diye konuştu.

10/7/2007

Onlar muhalefet ben iktidarım

Genç popçu, Demet Akalın, Serdar Ortaç ve Bengü'ye bu sözlerle taş attı
Popçular arasında 'bakkal' polemiği başlatan Hande Yener, yine ortalığı karıştıracak açıklamalar yaptı. Hayranlarıyla buluştuğu yemekte konuşan Hande, 'Ben tarzımda tekim, bakkal da belli müzisyen de' diye konuştu.

RAKİBİM DEĞİLLER!
Serdar Ortaç'ın yaptığı şarkıları yine 'bakkal tarzı' olarak niteleyen genç popçu sözlerine şöyle devam etti: 'Herkes benim hakkımda konuşuyor. Demek ki ben iktidarım onlar muhalefet. Onlara benim rakibim olmadıklarını hatırlatırım...'

10/7/2007

Adetliyken denize girilir mi?

Yıl boyunca tatil ve deniz hayalleri kuran kadınların en büyük sıkıntılarından biri de adet döneminin tatile denk gelmesi.


Kadınların adet dönemlerinde denize girmesinin sakıncalı olduğuna dair yaygın bir inancın olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı Bölümü’nden Dr. İbrahim Sözen, adetliyken denize girip girmeme konusunda kararsız kalan kadınları aydınlattı.

TAMPONLA DENİZE GİRMEK MÜMKÜN
Kadınların adet dönemlerinde denize girmesinin sakıncalı olduğuna yönelik inancın tıbbi bir temeli bulunmadığını söyleyen Dr. İbrahim Sözen, “Adetliyken denize girmek mümkündür. Bunun istisnası adetin en yoğun geldiği 1. veya 2. gün olabilir. Bu günlerde denize girmek sakıncalı olabilir. Adetin diğer günlerinde ise, cinsel olarak aktif olmuş kadınlar vajen içine tampon yerleştirmek suretiyle denize girebilirler” dedi.

Normal adet kanamalarında ped kullanımının tampon kullanımına göre daha sağlıklı olduğunu belirten Dr. Sözen, “Tamponun uzun süre vajen içinde kalması vajenin mikrobiyolojik ortamını değiştirmekte ve bazı bakterilerin normalin üstü bir hızla üremelerine neden olabilmektedir. Bu nedenle tampon kullanan kadınların tamponlarını sık sık, örneğin 4-6 saatlik aralarla değiştirmelerini önermekteyiz” diye konuştu.

TAMPONU SIK ARALARLA DEĞİŞTİRMEK ÖNEMLİ
Dr. Sözen sözlerini şöyle sürdürdü: “Denize girme olanağının arttığı yaz günlerinde ped yerine tampon kullanılabilir. Çünkü tampon vajen içindeki kanamayı emerek, kanamanın mayo dışına geçmesini önler. Sık aralarla değiştirme kuralına özen gösterilirse vajende enfeksiyon riski de ortadan kalkar.”

Nokia N72 Cep Telefonu
Nokia N72 Cep Telefonu

[ N72 ]
Liste Fiyatı : 499.00 €
İndirimli Özel Fiyat : 432.50 € Küçük Deniz Kızı - Little Mermaid, The
Küçük Deniz Kızı - Little Mermaid, The

[ VCD ]
Liste Fiyatı : 12.50 TL
İndirimli Özel Fiyat : 9.36 TL King TSK-2397 Grill Izgara
King TSK-2397 Grill Izgara

[ TSK-2397 ]
Liste Fiyatı : 99.00 TL
İndirimli Özel Fiyat : 79.90 TL

Bağlantılarım

  • RSS
  • Anne ile Bebeği
Blogcu ile yapıldı